Tel: +90 536 860 91 09 | Destek MSN: bilgi@erzincan24.com
Yazılım - Görsel Tasarım: BG Medya
![]() M. Beşir BUYRUK mbesir24@hotmail.com |
Bu yazıyı çok üzgün ve kırgın bir ruh haliyle yazıyorum.
Maalesef ülkemde böyle tartışmalar da olabiliyor.
Tartışmanın konusu başörtüsü.
Başörtülü genç kızlarımız haykırıyor; “Başörtüm, dinimin gereğidir” diye.
Karşısındaki yaşıtı da çığırıyor, “Hayır efendim siyasi bir simgedir. Sizi hazmedemiyorum.
İşte o söz adeta içimi çizip de geçiyor. Kalem tutmaz oluyor ellerim. Bu kadar mı nefret edilebilir bir şeyden? Bu kadar basit mi bu olay? Nefret bu kadar ucuz mu?
Kelimeler yetersiz kalıyor bir yerden sonra.
Madem öyle, siyasi bir simge olarak bakıyor birileri başörtüsüne. Buyurun devamını okuyun bu yazının.. (Burada hassas bir nokta var. Başörtüsü batı dilinin de etkisiyle türban adıyla da lanse ediliyor. Ancak inançlı bir kızımız bunu Allah rızası için, başörtüsü olduğu izin takıyorsa, bu tanımlamaları yapanlar hazımsızlık sorunlarını başka şekillerde çözümlesinler.)
YILLAR ÖNCE BERE YASAKLANMIŞTI, PEKİ AMAÇ NEYDİ?
Yarın bir gün bir ülke yöneticisi çıksa. Mesela dese ki çenede sakalın bırakmak yasak. Siyasi bir simge olduğuna inanıyorum.
Bu durumda bu bir özgürlük kısıtlaması değil midir? Bu bir hak gaspı değil midir?
Ben üniversitede okurken gazetede bir haber okumuştum. Yıl 2000. Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü, üniversite sınırlarına kesinlikle başörtülü kız öğrencileri almıyordu. Kız öğrenciler de okullarına, derslerine bere takarak girmeye başlamışlar. Rektörlük bir kılık kıyafet genelgesiyle sorunu kıvrak bir şekilde çözmüştü. Kız öğrencilerin okulda ve derste bere takmaları yasaklanmıştı…
Böyle bir uygulamanın yapılması için iki sebep geliyor aklıma, birincisi basit mantıkla, tek tip öğrenci modeli oluşturulmak istenmektedir (ki böyle bir şey üniversitelerde olmamalı.) İkincisi maksat başlarının görülmesi. Öyle ya başörtüsü istenmiyordu, bere taktılar o da istenmedi? İlginç…
BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞILMAZ, TARTIŞILAMAZ!
Üzülüyorum. Zaman zaman ağlıyorum. Yıllar sonra belki de gereksiz bir tartışmanın içinde olduğumuzu anlayacağız. Neden gereksiz diyorum bu tartışmaya? Çünkü Allah (c.c) Nur Suresi 31. Ayet’te çok açık ve seçik bir şekilde inananlara emrediyor.
Bismillahirrahmanirrahim
Nur Suresi 31. Ayet:
Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz."
SONUÇ
Sonuç olarak bu bir dini gerekliliktir. Uyan da vardır uymayan da. Herkes dinini kendi vicdanında yaşar. Kamusal alanda böyle bir tartışmayı zaten kimse yapmıyor. Sadece üniversitelerdeki mağduriyet gideriliyor. Okuma hakkı, her yurttaşın hakkıdır.
Yazımı bitirirken son sözüm şu olsun;
ÜNİVERSİTELERDE BAŞÖRTÜSÜ SERBESTLİĞİ
HALKIN KENDİ İSTEĞİNİN TECELLİSİDİR…
Allah’a emanet olun...
